Ana içeriğe atla

ESNEKLİK-2 NELER ETKİLER?

        Geçen haftaki yazıda esneklik konusuna giriş yaptık. Esnekliğin ne olduğundan ve neleri etkileyebileceğinden bahsettik. Bu hafta esnekliğin hangi parametrelerden etkileneceğine, vücut esnekliğimizin nelerden etkilenebileceğine ve nasıl şekillenebileceğine bir göz atalım.
        1- Eklem yapısı:  Eklem hareket açıklığını, dolayısı ile esnekliğini etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Eklem hareket açıklığı eklemin tipi, eklem kapsülü, eklemi çevreleyen konnektif doku ve tendon yapıları ile ilişkilidir. Bazı eklemlerde hareket açıklığı bu sebeplere bağlı daha kısıtlı iken bazı eklemlerde germeler ile hareket açıklığı arttırılabilir.

        2-İnaktif yaşam: Aktivite düzeyi azaldıkça esneklik azalır. En önemli esneklik kaybı sebeplerinden biri sedanter (inaktif) yaşamdır. Aktivite düzeyi ve bağlı olarak esneklik artışı ile sakatlık ihtimali azalır.

       3- Kas ısınma-soğuması: Isınma egzersizleri ile yumuşak dokunun esnekliği artar. Isınma sonrası yumuşak dokular yumuşar ve esnekliğinin %20' si kadar daha esneyebilir potansiyele ulaşabilir. Bu nedenle esneme egzersizlerine başlamadan önce ısınmak ve sonrasında soğuma egzersizleri tercih etmek önemlidir.

       4-Yaş: Esneklik yaş ile azalma gösterebilir. Güzel haber ise her yaşta esneklik arttırmak için uygulayacağımız egzersizlerden sonuç alabilir, esnekliğimizi arttırabiliriz.

       5- Cinsiyet: Kadınlar erkeklere göre genellikle daha esnek olabilirler.

       6-Genetik faktörler: Bazı insanlar diğerlerine göre çok daha esnek olabilirler. Bu durum genetik olarak konektif dokunun daha fazla esneme yeteneğine sahip olması ile açıklanabilir. Yine de bu genetik olarak bazı bedenler esneyemez anlamına gelmez. Her yaşta ve pek çok durumda doğru egzersiz ile ihtiyaç duyulan esnekliğe ulaşmak mümkündür.

      7- Obezite: Bazen yağ dokusu eklemler için mekanik bir blok gibi eklem hareket açıklığını kısıtlayabilir.

      8-Sakatlıklar: Etkileri hala devam eden sakatlıklar yumuşak dokuyu etkileyerek esneklik kaybına sebep olabilir. İyileşme döneminde profesyonel desteği ile rehabilitasyon programına normal hareket açıklığını sağlayacak eklemeler yapmak önemlidir.

      9-Nörolojik durumlar: Nörolojik sebeplerle kaslara giden uyarılar değiştiğinde kasın kasılma şekli, süresi vb. bir çok parametre etkilenir. Bunun sonucunda esneklik de değişebilir.

       Temel olarak bedensel esnekliğimiz bu faktörlere bağlı olmakla birlikte bir çok başka alt basamak da eklenebilir. Bütün bunların ışığında vardığımız en güzel sonuç ise eğer istersek hiç geç değil. Her zaman doğru seçimler ile daha esnek olabilir ve geçen hafta da dediğimiz gibi daha genç ve sağlıklı bir bedene sahip olabiliriz. Haftaya Nasıl? ı yazacağım. Görüşmek üzere:)




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

STRES BEDENİMİZE NELER YAPABİLİR?

      2020 yılı heyecanla karşılandı ve bir çok sürpriz durumu da beraberinde getirdi. Bir çoğumuzun hayatı boyunca deneyimlememiş olduğu süreçlerdeyiz. Bu dönemler de sona erecek , yepyeni gerçekliklere uyandığımız sabahlar gelecektir. Her şey geride kaldığında, geçip gittiğinde biz de etkilerini yanımızda taşımayabiliriz.        Belirsiz olan geleceğimizle yüzleşmek, aslında hep içinde olduğumuz sonsuz ihtimallerin gerçekliğini kavramak bizi kaygılandırabilir.Her şey devam ederken biz de negatif duygu ve hisler içine düşebiliriz. Stresi, kaygıyı deneyimlediğimiz ilk anda bedenimizde bizim istemli olarak kontrol edemediğimiz bir tepkiler zinciri başlar. En başta farkına varmayabiliriz. Herkeste farklı yanıtlar ortaya çıkabilir ama eninde sonunda hissettiğimiz her duruma beynimiz aracılığı ile fiziksel tepkiler oluştururuz. Yani bir konuda kaygı, stres deneyimlediğimizde bu durum bize beden ağrısı olarak geri dönebilir. Bu mekanizma karışık olmakla bi...

Her yerim ağrıyor!

     Ağrı vücudun kendini koruma mekanizmasıdır.vücudumuzda yolunda gitmeyen şeyler olduğunda ya da olma ihtimali olduğunda beyin dikkati sorun olan bölgeye çekmek ve uyarıda bulunmak için ağrı ortaya çıkarır. Yani bir yerinizde ağrı olması oraya dikkat edilmesi gerektiğini gösterir.      Yapılan araştırmalara göre her 3 kişiden biri yaşamının bir döneminde travmaya bağlı olmaksızın bel boyun ağrısı çekmektedir. Bazı durumlarda ağrı kalıcı olarak ortadan kalkarken bazı durumlarda yineleyen bir sorun haline gelir. Bir sabah uyandığımızda boynumuzu çeviremeyiz, yerden bir şey almak için eğildiğimizde bir daha doğrulamayız, yürüdüğümüzde veya uzun süre oturduğumuzda sırt ve bel bölgesinde ağrı hissederiz... Bunlar ve benzeri durumlar herkesin başına gelmiştir. Kısa vadede yaşam kalitesini düşüren, uzun vadede moral bozukluğu ve depresyona dahi yol açabilen ağrılı durumlar hakkında bilgili ve hazırlıklı olmalıyız.     Bel-boyun-omuz-sırt ağrılarında...